
Posted by Mehmet Tüzün Link: PELGE
![]()
on 21/8/2009, 12:05:41, in reply to "Kürt Acilimi"
-*-
Kimlik
Kimileri kimliği bireyselliğe indirgemeye kalksalar da, “kimlik” kollektif bir olgudur. Yani kişilikten//bireysellikten farklıdır. Zira bir aidiyeti içerir.
Bakmayın siz bürokratik nemalanmaların peşindekilerin söyledilkerine... O söylemlerin arakasında utanç verici çıkarlar vardır. Haklı nedenler değil....
KiM OLDUGUNU BiLMEYEN, NEREYE AiT OLDUGUNU BiLEMEZ
En sade ve temel kimlik, aileye ait kimliktir. Aile bireylerinin birlikte sahip oldukları kimlik... Yakın çevrede, her bireyin; kendini en sade adlandıracağı aidiyet...
Ve aile kimliğinin farkında ve bilincinde olmayanların kendilerini doğru adlandırmaları çok zordur. Yani daha uzak kimliklerini doğru adlandırmaları olası değil... Ancak farazi olarak olası, gerçekte ise pek olası değil...
Bilindiği gibi bireyler, yoğun kimlik tanımlamalarına maruzdurlar. Ekonomik, siyasi ve bürokratik erk arkasındakilerin söylem ve dayatmalarının etkisindedirler.
Etkilenmeleri de kaçınılmazdır.
Zira ekonomik çıkarlar; birey ve grupları baskı unsurları olmaya zorlar. Hele de bizim gibi “yaşam alanlarına, yaşama olanaklarına ve yaşam felsefelerine saygı” üzerine kurulu olmayan toplumsal düzenlerde ve devlet sistemlerinde ”birey ve gruplar üzerinde” daha da çoktur, bu baskı...
Bu hususta daha sonra yazma niyetimizi belirterek, tekrar ‘kimlik konusuna’ dönelim.
KiMLiK iNŞASI BOŞLUK KABUL ETMEZ
Kimlik tanımlamaları; farklı bazlar// temeller üzerine kurulu olarak yakından uzağa birbirini kapsayarak değişir. Ancak, bu durum boşluk kabul etmez. Yakın kimliği olmayan, uzak kimliğini doğru algılayıp, tanımlayamaz.
Net olarak belirtmeliyiz ki; aile kimliği olmadan kabile, aşiret ve millet kimliğini, yani etnik kimliği adlandırmanız gerçekçi olmaz. Onlar, olsa olsa uydurulmuş kimlikler olabilir.
Kariyer ile ilgili kimlikler de böyledir. Önce birey olarak bir meslek icrasında başkaları ile ortak bir kimliğiniz olmadan, meslek organizasyonlarından dolayı oluşacak kimliğiniz doğru olmaz.
Bunu şöyle açıklayalım. Daha işe başlarken birlikte aldığınız kollektif adınız da bir kimliğinizi ifade eder. Ama bir işiniz yoksa, o yönlü bir kimliğiniz olamaz.
Kimlik olgusunda iradi adlandırmalar olamaz. Oldurulamaz da... Bu hususlarda yapılanlar zulümdür.
Özellikle etnik kimliği belirtirken, yakın kimlikten hareketle uzak kimliğe// insanlığa(insanların ortak kimliği) ulaşılır. Atlama yapılması olası değildir. Kapsanması gerekir.
Temeli olmayan bir binanın katlarını, katlar olmadan da üst katlarını oluşturma olası değildir. Temel dayanaklar şarttır...
Ülkemizde, çoğu zaman aile ve aşiret bilgileri ve şuurları ile alay edilir. Küçümsenirler, horlanırlar ailelerinden bahsedenler... Elbette gücü (ekonomik ve/veya siyasi) ellerinde bulunduranlar bu işlemlerin dışındadırlar.
*-*
Peki bunca gayretler hangi saiklerle yapılmaktadırlar?
Bu soruya cevap vermeyeceğim. Ancak bir örnek vereceğim.
Okullarda ve çalıştığımız yerlerde, ramazan aylarında alevi olanlarımız üzerinde baskı kuranların ezici çoğunluğunun; yakın geçmişte alevi olan aile çocukları olduğunu öğrenirdik.
Kalanlar da tanımlanamayanlar....
-*-
Gerek kişilikten kaynaklanan bireysel haklar, gerek kimliklerden kaynaklanan kollektif hakların özgürce kullanılamadığı, yararlanılamadığı SİSTEMLER DE DEMOKRATİK değildirler.
Mehmet Tüzün
43
Responses: