
Posted by ELBISTAN on 21/8/2009, 23:28:48, in reply to "Hazreti Ömerin adaletini savunan Kilicdaroglu'nu fdg niye davet etti?"
Kilicdaroglu Arap asili mi?
Senin Omer, kuresan iddalarin bazi arap gocmenlerin dersime gelip yerlesmesi olayidir. bu olay ilk arap akincilari doneminde oldu.
Dersim yuksek bir uygarlik seviyesinde iken, m.s. 700 yillarindan itibaren ARAP ISTILACILARIN ZULMUNE UGRADI.
Bizansin zayif oldugu anlarda yagma ve talanci Arap capulculari Dersima akinlarda bulundular. Butun zenginlikler talan edildi. Bedevi Arap yagmacilarinin saldirilarinin sonu gelmiyordu Bu olay 100 yillar surdu ve Dersim Islam dinine gecince bile bu saldirilar durmadi.
Neyse simdiki barbarlara gecelim:
Ergenekon iddianamesinde "Gizli Tanık Dilovası" ve "Gizli Tanık İsmet" kod adlı tanıkların ifadeleri, Ergenekon terör örgütünün Dev-Sol (DHKP-C) örgütüyle bağlantılarını da gündeme getirdi.
DEVRE DIŞI BIRAKILDILAR
"Gizli Tanık Dilovası" ifadesinde şunları söyledi: "1992'de DHKP-C üyesiydim. Örgüt beni Dilovası'ndaki kooperatife yolladı. İşin ilginç yanı Küçük de buraya gelirdi. Örgüte, 'Kaçıralım' önerisi götürdüm. 'Gerek yok' dendi. Bu öneriden bilgisi olanlar daha sonra polisçe yakalandı ve devre dışı bırakıldı."
Küçük, DHKP-C’ye Gazi’de kahve tarattı
Gizli tanık Dilovası, Ergenekon örgütü liderlerinden Veli Küçük’le bağlantısı olan Dev-Sol örgütünün Gazi Mahallesi’nde kahvehane tarayarak halkı sokaklara döktüğünü iddia etti
Basında Ergenekon örgütü ile ilgili çok önemli bilgiler vereceği öne sürülen gizli tanık “Dilovası”, “Ergenekon operasyonunda ortaya çıkan ilişkileri ve yaşadığım süreci değerlendirdiğimde DHKP-C örgütünün kullanıldığı kanaatine vardım” dedi. Dilovası, Veli Küçük’le bağlantı kurduğu Dev-Sol örgütünün Gazi Mahallesi’nde kahvehane tarayarak halkı sokaklara döktüğünü iddia etti.
İddianeminin 306. sayfasında Gazi olaylarına değinilerek şu iddialarda bulunuldu:
“Dev-Sol örgütünün Küçük ile bağlantılı olan bu kooperatifle ilişkisini ilk kuran kişi Zeynel Özarslan’dı. Özarslan isimli kişi, DHKP-C örgütünün Karadeniz Kırsal Sorumlusu Hüseyin Özarslan’ın abisidir.
Özarslan, 1994’te havaalanında 10 kilo kokain almaya gittiğinde arabaya bindiklerinde havaalanının önünde yakalanarak tutuklandı.
Araç içinde ‘Arnavut Nazım’ diye bilinen Nazım Üsküplü ve iki İspanyol kurye de vardı. Yakalanarak tutuklandıklarında Bayrampaşa Cezaevi’ne geldiler. Örgütün bilgisi dahilinde eskiden örgüt içinde bulunmuş ama gasp, uyuşturucu ve benzeri suçlardan yakalanarak tutuklanan şahısların bulunduğu B Bloğa gönderildiler.”
Örgütle irtibat
“Yani bu kişilerle örgütün üst sorumluları cezaevinde irtibat halindeydiler. Bu süreçte 1995 yılı Gazi olayları meydana geldi. Gazi olayları tam manasıyla bir provokasyondu. Gazi Mahallesi bilinçli bir tercihti. Örgütlerin genel manasıyla taban buldukları gecekondu mahallesiydi. Kahve taranarak halk sokaklara döküldü. DHKP-C örgütü açısından bir var olma çabası vardı.
Bu diğer örgütler için de geçerli olan bir durumdu. Alevi vatandaşların yer bulduğu sol terör örgütlerinin yeniden hareketlenmeleri için yapılmış bir provokasyondu. Sol terör örgütleri içinde Alevi vatandaşlarımızın yüzde 95 ve üzeri olduğunu söyleyebiliriz.
Sol terör örgütleri Alevi vatandaşlarımız üzerine ajitasyon ve propagandalarını yapıyorlardı. Gazi olayları olduğunda o dönemde cezaevinde DHKP-C örgütü sorumlusu olan Hakkı Özgür Erdoğan isimli kişinin talimatıyla Bayrampaşa Cezaevi B koğuşunda uyuşturucu işinden tutuklu bulunan Zeynel Özarslan ve Üsküplü’den telefon alındı. Bayrampaşa Cezaevi’nde DHKP-C örgütünün temsilcisi olan Şadi Naci Özpolat isimli kişi Emniyet Müdür Hüseyin Kocadağ ile görüştü. İlk önce polisin çekilmesi ve gözaltına alınanların serbest bırakılması, dağılanlara müdahale edilmemesi gibi konuşmalara şahit oldum. Başka ne konuşulduğunu bilmiyorum.”
‘Sol örgütlerde sorumlu’
Gizli tanık “Dilovası”, Küçük ile elemanlarının örgüte istihbarat verdiği dönemin, “Düzce, Bolu, Adapazarı üçgeni” diye tarif edilen yerde, Kürt işadamlarına yönelik kayıplar ve infazların yaşandığı dönem olduğunu da öne sürdü. Dilovası, o bölgede yapılan bütün bu cinayetlerin arkasında Küçük ve elemanlarının olduğunun konuşulduğunu söyledi.
İfadesinde Dev-Sol ve DHKP-C terör örgütünün gizli bağlantılarını da anlatan Dilovası, 1975’ten itibaren Dev-Genç, Dev-Sol ve DHKP-C terör örgütlerinde sorumlu düzeyde faaliyetlerde bulunduğunu kaydetti. Terör örgütündeki faaliyetleri yüzünden yakalandığığını ve uzun süre cezaevinde yattığını anlatan Dilovası, 1992’de Dev-sol örgütü içinde faaliyet yürüttüğü dönemde örgüt kanalıyla kendisinin Gebze-Dilovası’nda Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi isimli firmada bulunması talimatı verildiğini anlattı. Dilovası iddialarını şöyle sürdürdü:
‘Örgüt bilgi vermedi’
“Bu firma Dilovası Diliskelesi limanlarından gemiden karaya, karadan gemiye yük taşımacılığı yapmaktaydı. Burayla ilgilenmemi isteyen örgüt bana burada bulunan kişiler hakkında bilgi vermemişti. 1992-1995 yıllarında burada bulundum.
Dikkatimi çeken şey, eski Dev-Yol örgütü mensupları, mafya tabir edilen gruplar, Dev-Sol ile ilgilil şahıslar, jandarma görevlileri gibi aslında bir arada bulunmaları mümkün olmayan kişilerin birlikte aynı firmaya ortak olarak iş yapıyor olmalarıydı.”
İddianamede, Dilovası ve İsmet kod adlı gizli tanıkların ifadesinde, Dev-Sol ile Ergenekon bağlantısı da gündeme geldi. Tanıklar, Türkiye'yi sarsan cinayetler işleyen örgüte, bilgilerin servis edildiğini belirtiyor. Tetiği çektikten sonra yakalanan örgüt üyeleri de cezaevinde öldürülmüş.
Ergenekon iddianamesi 1980'li yıllardan beri Türkiye'yi sarsan suikastlar düzenleyen eski adıyla Dev- Sol yeni adıyla DHKP/C içinde Veli Küçük'ün kontrolünde bir "Derin Dev-Sol" örgütlenmesi olduğunu ortaya koydu. İddianamede "Dilovası" olarak belirtilen bir gizli tanığın anlatımına göre bu "Derin Dev-Sol" yapılanmasından haberi olmayan kendisinin de içinde bulunduğu eylem grubu Veli Küçük'e suikast yapılması için örgütün yöneticilerine eylem önerisi götürdü. Örgüt yöneticileri önce "Bekleyin değerlendiriyoruz" talimatı gönderdi. Bir süre sonra bu öneriyi yapan tüm militanlar bir ihbarla polisçe yakalandı. Yine iddianamede "Gizli Tanık İsmet" olarak geçen bir başka tanık da bir militanın eylem istihbaratının merkezden gönderildiğini açıklaması nedeniyle öldürüldüğünü söyledi. İşte iddianamedeki Ergenekon-DHKP/C (Dev-Sol) bağlantıları ve "Derin Dev-Sol" iddiaları:
GİZLİ TANIK "DİLOVASI"
Gizli tanık "Dilovası" bir zamanlar içinde bulunduğu Derin Dev-Sol'u çarpıcı ifadelerle anlattı: "1992'de Dev-Sol örgütü içinde faaliyet yürüttüğüm dönemde örgüt kanalıyla bana Gebze-Dilovası'nda Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi isimli firmada bulunmam talimatı verildi. Asıl ilginç olan ise tutuklanan Veli Küçük, isimli kişinin yanında istihbarat subaylarıyla birlikte kooperatife gelip gidiyor olmalarıydı. Küçük o dönem Kocaeli il Jandarma Alay Komutanıydı... Ben o dönemde üyesi olduğum DHKP-C örgütüne Veli Küçük ve yanında bulunan askerleri hem kaçırıp sorgulayabileceğimizi hem de onlara yönelik eylem yapabileceğimiz istihbaratını gönderdim ve talimat bekledim. Aradan bir ay gibi bir zaman sonra 'şu an böyle bir eyleme gerek yok ancak bu bilgiyi elimizde canlı tutalım' şeklinde talimat geldi. Örgütün yeni yapılanması döneminde hazır önüne gelmiş olan ve yapıldığında da örgütün reklamı açısından büyük sansasyon uyandıracak, örgüte sempatizan kazandıracak böyle bir eylemin yaptırılmaması ve sonrasında böyle bir eylemden bilgi sahibi olanların da 1994'te polisin yaptığı bir operasyonla yakalanarak devre dışı bırakılması bu da yukarda anlattığım ilişkiler açısından bakıldığında dikkat çekici bir durumdur. Benim bundan çıkardığım sonuç örgütün bu bilgilerin hedef olan şahıslara ulaştırılmış olabileceği ve bu bilgi ulaştırılması sonrasında bizim operasyon yiyerek yakalanmamızdır."
ISMARLAMA EYLEMLER
119
Responses: