
Posted by Akil Adamlar on 18/10/2009, 9:15:07
EMEKÇİ HALKLARIMIZA TARİHSEL ÇAĞRI
Yüzlerce yıldan beri, Selçuklu, Osmanlı, TC egemenleri ve despotları tarafında ezilip sömürülen Anadolu-Kafkasya-Mezopotamya (AKM) halkları olan Alevî-Türkmen, Abhaz, Çerkez, Tatar, Azerî, Ermeni, Süryani, Kürt, Zaza, Arap, İran/Fars, vb. isyancı savaşçılardan ve devrimcilerden bizlere miras kalan toplumsal (ulusal, sınıfsal, dinsel ve mezhepsel) mücadele tarihinin değerlendirildiği “DEVRİMLERİN
MİRASI / Toplumsal Mücadele Tarihimiz“ adlı kitabımız nedeniyle, aşağıdaki soruları cevaplamanızı; ayrıca, kitabımızın adı ve sorularımızla ilgili görüşlerinizi ve görüşlerinin alınmasını tavsiye edeceğiniz kişileri, bizlere bildirmenizi önemle rica ederiz. ( Gerçek adınızla veya mahlasla yazmayı sizlere bırakıyoruz.)
Saygılarımızla.
1. Sizce, AKM halklarının yüzlerce yıldan beri Selçuklu, Osmanli ve TC devletlerine karşı verdikleri Ulusal, Sınıfsal, Dinsel ve Mezhepsel Mücadelerden, devrimcilere ve gelecek kuşaklara ne gibi bilgiler ve tecrübeler miras kalmıştır? (Bkz. Türk Halk Hareketleri ve Devrimler, Çetin Yetkin, 1984, Ist.)
2. AKM’de kurulan devrimci-demokrat parti, örgüt veya derneklerin ulusal sınıfsal, ekonomik, politik ve siyasî gayeleri, hedefleri nelerdi; bu hedeflere ne kadar ulaşıldı ve şayet ulaşılamadıysa sebepleri, hata ve eksiklikleri nelerdir ?
3. Parti, örgüt veya derneklerde, “eleştiri ve özeleştiri mekânizmasi“ nasıldı, yeterli miydi, yoksa hiç mi yoktu? Verilen mücadele, mücadele biçimi, taktik ve strateji, silahlı ve teorik devrimci eğitim, ve kadro mevcudu yeterli miydi, değilse sebepleri nelerdi?
4. Tek kişilik parti liderliği veya önderliğinin yarar ve zararları nelerdir? Kadrolar üzerinde “lider otoritesi/ sultası/ hayranlığı/ tapınmacılığı“ veya “parti diktatörlüğü“ gerekli midir; parti önderliği mi, yoksa, üye ve kadroların özgürce ve açık oylarıyla seçilen “kollektif liderlik“ mi daha demokratiktir?
5. Emeğe, insana verilen kıymet ve arkadaşlık, yoldaşlık ilişkileri nasıldı ve nasıl olmalı?: 1968 ve 70’li devrimciler, militanlar ve gerillalar arasındaki ilişkiler, İslamcı Holdinglerin ve Deniz Feneri gibi sahtekâr kuruluşların soydukları saf dindarların paralarıyla kurulan Samanyolu, Kanal 7 veya Star, Flash tv gibi, karşı devrimci-gerici-faşist kontra tv kanallarındaki “Kurtlar Vadisi“, “Tek Türkiye”, “Ölümsüz kahramanlar“ gibi gerici-faşist dizilerdeki gibi, kaba, küfürlü, sinsi ve kalleş miydi, yoksa paylaşımcı, karşılıklı saygı, sevgi ve cansiperâne bir arkadaşlık ve yoldaşlık mıdır?
6. Başta Türkiye olmak üzere, AKM ülkelerinin 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra, ABD-Avrupa emperyalizmine ve gericiliğe tam teslim olmasının sebepleri nelerdir; ve bunda devrimci parti ve örgütlerin, gerek kendilerini, gerekse kitleleri yeterince örgütleyememelerinin de rolü olmuş mudur?
7. Sizce, ülkelerimizdeki devrimci örgütler arasındaki ilişkiler nasıldı? Siyasî mücadelelerin iç ve dış bağıntıları, dostları ve müttefikleri var mıydı, varsa kimlerdi, ve “DEVRİM ŞARTLARI“ yani toplumsal tepki ve bilinç, zaman, mekân, imkân, kadro ve diğer örgütsel koşullar uygun ve yeterli miydi?
8. 1989-91 yıllarında çöken Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist devletler gerçek sosyalist devletler ve ülkeler miydi; ulusal ve sınıfsal kurtuluş mücadelerine yararları, zararları ve bu ülkelerin çöküş sebepleri nelerdi;dünya emperyalizminin onların kurulmalarına göz yummaları konusunda ne düşünüyorsunuz?
9. Geçmişteki Ulusal ve Sınıfsal Kurtuluş Mücadelelerinde kadınlar, topyekün katıldıkları hâlde, günümüzdeki mücadelelere neden yeterince katılmamışlardır; bunun ekonomik, politik,sosyal, psikolojik, medyatik ve örgütsel sebepleri nelerdir?
10. Sizce, günümüzdeki müthiş istihbarat tekniğine rağmen, içerisine ajan ve muhbirlerin sızamayacakları yeni devrimci siyasî oluşumlar (parti veya örgütler) kurulabilir mi ve nasıl olmalıdırlar?
DEVRİMCİ ARAŞTIRMALAR YAYINI, Ekim 2009, e-mail: akiladamlar@aol.de
137
Responses: